İş stresinden uzak geçirilen tatil dönüşünde ’iş maskesini’ yeniden takıp işe adapte olmak da başlangıçta zor gelir. Bu duruma yeniden alışmanın zaman aldığı kanaatindeyiz. Üstelik adaptasyon süreci ne kadar uzarsa kişinin motivasyonunun o kadar azaldığı da bilinmelidir. Tatil sonrası sendromu denilen bu durum tatilde biriktirilen tüm enerjinin bir anda yok olup gitmesine neden olabiliyor.

İş hayatına ve günlük rutinlerimize yeniden uyum sağlamaya çalıştığımız bu süreçte baş ağrısı, uykusuzluk, sindirim sistemi problemleri, iştahsızlık, sabahları yorgun uyanma, eklem ağrıları, odaklanma güçlüğü, kolay sinirlenme, tahammülsüzlük gibi sorunlar sıklıkla karşımıza çıkabiliyor.

Yapılan araştırmalarda görüyoruz ki, tatilden dönen kişilerin yaklaşık yüzde 50’si bu durumla karşı karşıya kalıyor. Bizde bu tatsız sendromla başaçıkabilmenin yollarını araştırdık ve hep çalışanlar hem de işverenler için neler yapılabileceğinin bir listesini çıkardık.

TATİL SONRASI SENDROMUNU ÖNLEMEK İÇİN YAPABİLECEKLERİNİZ

  1. Ani kararlar almayın!
    Tatilin size verdiği pozitif enerjiyle hemen her şeyi değiştirme planlarına girişmeyin. İşinizden memnun değilseniz hemen bir coşkuya kapılıp istifa etmeyin.
  2. Büyük değişiklikler için uygun zamanı bekleyin.
    Tatil öncesinde aldığınız kararlarınızı uygulamak için baştan öngördüğünüz zamanı belirleyin, acele etmeyin.
  3. Aktif hayata geri dönün.
    Gün içerisinde hafif yürüyüşlere çıkmak, parklara gitmek, piknik yapmak, gibi rahatlatan aktiviteler yapın. Koşun, yürüyün, spor yapın, hayatınızı yeniden aktif hale getirin. 
  4. Sosyal yaşamınızı zenginleştirin.
    Tatil bitti diye kendinizi eve kapatmayın. Dostlarınız, aileniz ve sevdiklerinizle vakit geçirmeye çalışın. Sinemaya, tiyatroya gidin, veya uzun zamandır vakit ayıramadığınız hobilerinize vakit yaratın.
  5. Kendinize süre tanıyın.
    Tatilde depoladığınız enerjiyi rutin günlük işlerin altında harcamayın, büyük sorumluluklar için biriktirin.
  6. Bir sonraki tatilinizi planlayın.
    Uluslararası Yaşam Kalitesi Araştırmaları Örgütü Resmi Bülteni’nde (Official Journal of the International Society for Quality-of-Life Studies) yayınlanan bir araştırmaya göre, bir tatilin en heyecanlandırıcı yanı tatile çıkıyor olmak değil, o tatili planlamak. Yani tatil düşüncesinin yarattığı bekleyiş ve heyecan bizi daha çok motive ediyor. O halde hiç vakit kaybetmeden bir sonraki yolculuğunuzun nereye olacağını, otel alternatiflerini, gezilecek görülecek yerleri planlamaya başlayın!
  7. Melatonin salgılayın!
    Melatonin genel olarak vücudun biyoritmini düzenleyen önemli bir hormondur, ve geceleri saat 23:00-05:00 arası salgılarız. Yaz aylarında daha geç saatlerde uyuduğumuz için daha az salgıladığımız bu hormon daha yorgun olmamıza neden olur. Kırmızı et, balık, çilek, böğürtlen, kızılcık, fıstık, ceviz, domates, salatalık, susam ve keten tohumu gibi yiyecekler melatonin salgılamaya yardımcı olur. Tabii erken yatıp uykunuzu almanız önemli.

İşverenlere Tavsiyeler

İşverenler tatil dönüşü çalışanların işe olan uyumlarını kolaylaştırmak adına daha toleranslı davranabilir ve çalışanlarıyla iyi bir iletişim kurmaya çalışabilirler. İşverenler veya yöneticiler çalışanlara yeni projeler üretebilmek adına çeşitli fırsat ve olanaklar sağlayarak, hem çalışanların işe olan motivasyonları artırarak tatil sonrası uyumlarını kolaylaştırabilir, hem de kendilerini geliştirmelerine yardımcı olabilirler. Ayrıca happy hour gibi, away day gibi sosyal ve motivasyonel faaliyetlerle çalışanlarınızın ilgi ve bağlılık seviyesini yükseltecek aktiviteleri gündeme almakta fayda var.

Tatil sonrası iş hayatına uyum sağlamak herkes için zor. Motivasyonda düşüklük ve isteksizlik gibi durumlar sıklıkla yaşanabilmekte. En önemlisi bunun bir süreç olduğunu kabul etmek ve çoğu insanın tatil dönüşü benzer durumları yaşadığını bilerek, işverenlerin çalışanlarına, çalışan bireylerin de kendilerine zaman tanıması gerekmektedir.

Tatil sonrası ofise adaptasyon için gereken tüm ilham verici motivasyon fikirlerini HTC Events etkinlik danışmanlarımızdan alabilirsiniz.

Kategoriler: Blog